Enerji Kaynaklarına Dayalı Santrallere Verilen İmar İzni Şartı Kalktı
Yenilenebilir Enerji Kaynağı Alanlarında İmar İzni ve Planı GerekmeyecekYenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik etmek amacıyla yapılan önemli bir değişiklikle, imar izni ve planı olmadan santral kurulmasına onay verildi. 12 Mayıs 2024 tarihinde, Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yayınlanmasıyla birlikte ilgili düzenlemeler yürürlüğe girdi.
Daha önceki uygulamada, yenilenebilir enerji üretimi için santral kurulacağı alanda imar planı ve izni gerekmekteydi. Ancak yeni düzenlemelerle, içme ve kullanma suyu sağlanan rezervuarlar, sulak alanlar ve kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere, denizler, baraj gölleri, suni göller ve doğal göllerin enerji ve tabii kaynaklar açısından potansiyel olarak zengin olan alanlarında imar planı yapmadan santral kurulabilecektir.
Bu değişiklikle birlikte, hidrolik kaynaklara dayalı olarak önlisans veya üretim lisansına sahip olan tüzel kişiler, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı çoklu kaynaklı üretim tesislerini belirtilen alanlarda kurabilecektir.
“Bu düzenleme, yenilenebilir enerji sektörünün büyümesine ivme kazandıracak ve enerji üretimi için bürokratik engelleri azaltacaktır.” – Enerji ve Tabii Kaynaklar BakanıAyrıca, tarımsal sulama tesislerinin elektrik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğüne veya sulama birliklerine ait lisanssız elektrik üretim tesisleri kurulabilecektir. Böylece tarımsal faaliyetlerin enerji talepleri daha kolay ve hızlı bir şekilde karşılanabilecektir.
Bununla birlikte, belediye sınırları içerisinde bulunan alanlarda da ilgili belediyeler ve bağlı kuruluşlar, DSİ Genel Müdürlüğü’nün izniyle lisanssız elektrik üretim tesisleri kurabilecektir. Bu düzenleme, belediyelerin enerji ihtiyaçlarını karşılamalarında daha fazla özgürlük sağlayacak ve yerel enerji üretimini teşvik edecektir.
Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı santrallerin imar izni ve planı olmadan kurulabilmesi, enerji sektöründe önemli bir adımdır. Bu değişiklikle birlikte, Türkiye’nin enerji üretim kapasitesi artacak ve daha temiz bir enerji kaynağına geçiş hızlanacaktır.